17 Haziran, Çarşamba
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Devrimi Yüreğinde Taşımak

Devrimi Yüreğinde Taşımak

17 Haziran 2026
içinde Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram

“Hâlâ devrimci mücadelenin içindeyim. Hedef alınan ben değilim, devrimci hareket. Direniş oldukça umut da var. Gerçekten özgür olabilmemiz, herkesin özgür olmasıyla mümkün.” 

Bu sözler Almanya’da 30 yıldır aranan, Kızıl Ordu Fraksiyonu (RAF) eski militanı 67 yaşındaki Daniela Klette’ye ait. Alman mahkemesi kısa bir yargılamanın ardından 13 yıl hapis cezası verdiğinde Daniela son savunmasını bu sözlerle yaptı. Duruşmalar sırasında basının kısa görüntüler aldığı bir anda da Daniela Filistin halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade eden şu sözleri ekrana yansıttı: “Yerinden edilmeye, bombalamaya ve açlığa son verin.” Bu sözleriyle o, güçlü bir devrimci yürek taşıdığını, ezilen ve sıkı bir şekilde direnen Filistin halkının öfkesini kuşandığını dünya halklarına serinkanlılıkla duyurdu.

Daniela’nın mahkemedeki duruşu, davasına bağlı olduğunu gösteren sözleri örgütü kendisini feshetmiş olmasına rağmen kendisini adadığı mücadelenin haklılığına, meşruluğuna hâlâ canlı bir şekilde dayandığını gösterir. Onun bu canlı devrimciliği, sürecinden haberdar olan herkesi etkiledi. Şartlar ne olursa olsun ve çeşitli olasılıklardan bağımsız olarak onun devrime olan inancı ve halka duyduğu sevginin sarsılmazlığı onu yargılayanların dayandığı “hukuki temellerin” içinin boş olduğunu ortaya çıkardı ve geniş kamuoyu nezdinde o değil, onu yargılayanlar yargılandı. Onun mahkemesinde bir kez daha öğrendik ki: Devrim halkın yüreğindedir ve devrimci halkın yüreğinde sonuna kadar yaşayabilir.

Dünya devrim mücadelesinin tarihi böylesi sayısız örnekle doludur. Elbette ihanet de mücadelenin diğer gerçeği olarak var olmuştur. İhanete daha sık rastladığımız, mücadelenin gerilemiş olduğu şu koşullarda kimilerini hayrete düşüren böylesi direnişler bizim için mücadelenin akışında olağan durumlardır. Ancak bu, Daniela’nın yaşamını ve sergilediği tutumu küçümsemeye, sıradanlaştırmaya neden olmamalıdır. Her durumda bu devrimci bir yaşamdır ve kesinlikle sıradan değildir. Ondan öğrenmek, ders çıkarmak ve kendi yürüyüşümüzde anlamlandırmak esas yaklaşımımızdır. 

Umut Biziz!

Devrimci fikirlerin, devrim düşüncesinin, kurtuluş umudunun karanlığa terk edilmek istendiği, karşı devrimle kuşatıldığı koşullarda, Alman emperyalizminin mahkeme salonlarında “direniş varsa umut vardır” diyen sesin gücüne sahip çıkıyoruz. 

Ayakta kalmasının yegâne yolu saldırı ve nihayet haksız savaş olan emperyalizmin ve onların yeminli uşaklarının giriştiği saldırılar örgütlü ve öncü güçlerin imhasına, “hizaya sokulmasına” yönelik durmaksızın sürüyor. Bu saldırılar sadece kitlelerde geri çekilmeyi değil, bizde de dahil olmak üzere devrim iddiasında kırılmayı beraberinde getirdi. Son çeyrek yüzyıldaki saldırılar —ki bu saldırı yoğunluğu tüm dünya kapitalizminin içinden çıkamadığı derin bunalımdan bağımsız değildir— karşısında kitlelerin kurtuluş umudu zayıfladıkça devrimin öncü güçlerinde de kitleleri kurtuluşa götürecek özgüven zayıfladı. Devrim fikrinin tarihsel gelişimi ve zorunlu yasaları unutuldukça umutsuzluk, yılgınlık daha fazla görünür oldu. Kuşatma ve saldırı çemberinde, çaresizlik bilinci kaplayan fikir haline gelmeye başladı.

Beklenen umut ışığı yanmadıkça geniş kesimlerdeki karamsarlık daha da gelişir. Oysaki umut ışığını yakacak olan biziz ve umut her parçada biziz. Karanlık zamanların içinde ışığı aramak değil, ışığı yakmak bizim görevimiz. Bunu bilince çıkarırsak yaşanan “kahramanlıkları” anlamak, anlamlandırmak mümkün olur. Çünkü bunların, bireysel çıkışlar olmanın ötesinde tarihsel haklılıktan ve bu haklılığa olan inançtan gücünü aldığını anlarız. 

Kesintisiz mücadele yürütmek, düşmek ve düşünce kalkmayı başarmak, kendini geriye atmak ya da “olmadık” zamanda öne fırlamak… Her militanın yaşamındaki olağan uğraklardır. Geri düşüldüğü zamanlarda daha ileriden ayağa kalkmayı başarmak, kendimizi, varlığımızı neye adadığımızı çözümlemekle alakalıdır. Kısacası kendimizi yürüttüğümüz mücadele içinde anlamlandırabildiğimiz oranda daha ileride ve daha ileriyi hedefleyen bir yürüyüş tutturmak mümkündür. Bunu başardığımızda yalnızlık hissettiğimiz zamanlarda bütünü ve kolektifi hissetmek ve yaşamak mümkündür. Tek başına olduğumuz durumlarda üretmeye devam etmek ve doğruyu var etmek için mücadele etmeye devam ederiz. Sadece kolektif ortamlarda olması gereken gibi davranmak değil, devrimci yaşamı her anımızda inşa etmeye çalışırız. 

Yaşamımızı ancak bu yaklaşımla inşa edersek mücadelede sürekliliğin zeminini yaratmış oluruz. Görevlerimizi, belli sınırlar içine hapsetmeden yeniden üretiriz. Örneğin CHP’ye yönelik gerçekleşen “mutlak butlan” hamlesinin ardından sokağa çıkan milyonların öfkesi, faşist bir düzen partisine bırakılmayacak, orada eritilmesine izin verilmeyecek değerdedir. Ankara meydanlarını dolduran, polis barikatlarını yıkan halkın öfkesi sistemin saldırılarına karşı birikmiş öfkenin dışa vurumudur. Faşist baskı ve zorbalık altında nefessiz kalan kitlelerin soluklanma arayışıdır. Bunun CHP yandaşlığıyla, CHP korumacılığıyla, “cumhuriyetçilikle” elbette bir bağı vardır. Ne var ki kitlelerdeki öfke bununla sınırlı değildir. Nasıl ki AKP yandaşlığı salt “dindar toplum” arayışının, isteğinin ürünü değilse bugünkü öfke de muhalefete olan güvenden kaynaklanmıyor. Kitleler halk için demokrasinin olmayışına öfkelidir, onlar halk için olmayan talan ekonomisine öfkelidir, onlar örgütsüz bırakılıp güçsüz kalmaya öfkelidir. Onlar kendileri için bir gelecek sunmayan bu düzene öfkelidir. Bilinçli ya da bilinçsiz öfkenin nedeni kitlelerin çıkarlarının sürekli zedelenmesidir. Bu durum bize sınıf mücadelesini örgütlememizin olanaklarını sunmaktadır. 

Elbette ki bu saldırılarda küçük burjuva reformist hareketlerin yaptığı gibi başka bir düzen partisine yedeklenmeyeceğiz. Meydanları dolduran halka bağımsız irademizle, devrim inancımızla ulaşmaya çalışacağız. Karanlıkta ışık arayan halka gerçek ışığı yakacağız. Yaklaşan yaz sürecini mücadelenin belirlediği gündemlere müdahale etme anlayışıyla ele aldığımızda bu ve benzeri gelişmelerden kendimize görevler çıkarırız.

Yine yaz dönemine denk gelen ve ülkemizde gerçekleşecek olan NATO Zirvesi önemli gündemlerimizden biridir. Dünya halklarının kanını akıtan, emperyalizmin savaş örgütü olan NATO 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak zirvede tıkanan sistemi ayakta tutmanın yollarını ele alacaklar. NATO Zirvesi’ne karşı yapılacakların ya da yapabileceklerimizin sınırına hapsolmadan bu süreci örgütlemeliyiz. Emperyalist sistemin içinde bulunduğu kriz, yürüttükleri savaşlar, bağımlı ülkelere bu kapsamda verdikleri yeni görevler ve Türkiye’nin rolü, yürüttüğümüz her mücadelenin antiemperyalist mücadele ile olan ilişkisi gibi daha birçok konuda okuma, tartışma, anlama, kavrama ve bu donanımla kitlelerin karşısına çıkmak gibi bir görevle karşı karşıyayız.

Akıp giden zamanda kitlelerdeki devrim ihtiyacı kesintisizdir, dolayısıyla devrimci mücadele kesintisiz bir mücadele olmak zorundadır. Bir şeyleri beklemeden, akıp giden nehrin getireceği kayıktan medet ummadan devrim ihtiyacını her anda yakalamalı ve kayık inşa etmeyi öğrenmeliyiz. Bütün düzen partileri, sırtını faşizme dayamış tüm sistem korku iklimi yaratarak, çaresizlik yayarak, kitlesel öfkeyi emerek beklemeciliği meşrulaştırmaktadır. Devrim beklemekle gerçekleşen bir süreç değildir, yapmakla ilerleyen bir süreçtir ve ancak böyle kavrandığında devrimcilik mümkün olacaktır. 

Bunun için ayrıca okumalı, incelemeli ve kafa yormalıyız. Öylesine değil, bir amaç için okumak, incelemek ve kafa yormak gerekir. Pratiğimizi aydınlatmaya hizmet etmeyen bir teorik çalışmanın mücadeleye hiçbir katkısı olmayacaktır. Bu nedenle kitlelerin hareketine odaklanarak devrimin somut ihtiyaçlarını belirlemek, doğru yöntemle kitlelere yönelmek, doğru halkayı yakalayarak tartışmak ve kavramak… 

Kitlelerin mayalanan öfkesini doğru yöne kanalize edelim, öfkeyi örgütleyelim, görevlerimizi kavrayalım, tarihsel haklılığımıza, tecrübemize dayanarak mücadelemizi büyütelim.

Tags: devrimkomünizmsosyalizm
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Eskişehir’de 6 devrimci genç tutuklandı

Sonraki Yazı

Nişantepe Mahallesi Sakinleri: “Sürgün değil çözüm istiyoruz”

İlgili Haberler

ÇEVİRİ

Hindistan’da Komprador Bürokrat Burjuvazi -Ajith

11 Haziran 2026
KOLEKTİF DOĞRULTU

Kavgamız Düzene Tabi Değildir, Kitlelerin Kurtuluşu İçindir

11 Haziran 2026
BİLİM

Yapay Zekâ, Veri Gasbı, Dijital Denetim: Otomasyon Çağı Yaklaşıyor Mu?

1 Haziran 2026
Yazılar

Nadir Toprak Elementlerinin Emperyalist Rekabette Belirleyici Rolü

1 Haziran 2026
Yazılar

Bayrak Şovenizmiyle Gerici Kliklerin Kuşatması

31 Mayıs 2026
POLİTİK - GÜNDEM

Emperyalizmin “İstikrarı” Savaşı Kışkırtmak, Rekabeti Tırmandırmaktır!

31 Mayıs 2026
Sonraki Yazı

Nişantepe Mahallesi Sakinleri: “Sürgün değil çözüm istiyoruz”

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

yd-logo-01 kopyası 2

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com