Munzur Vadisi Milli Parkı’nda “yol genişletme” adı altında ekolojik dengeye yönelik ağır bir tahribat dayatılıyor. Çevre Koruma Kurulu’nun; bölgenin milli park statüsü, endemik türlerin korunması, heyelan riski ve su havzasının zarar göreceği gerekçeleriyle projeyi daha önce durdurmasına rağmen, Munzur Vadisi’ne yönelik saldırı devam ediyor.
Proje hakkında durdurma kararı olmasına rağmen rağmen başta Ovacık Muhtarlar Birliği olmak üzere yerel bürokrasi ve çıkarcı grupların projenin hayata geçmesi için baskılarını sürdürürken, vadi yamaçlarının tıraşlanması, dere yataklarının doldurulması ve hafriyat atıklarıyla ekosistemin yok edilmesi milli park statüsünü fiilen ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Yol genişletme projesinin ayrıca hiçbir bilimsel ve çevresel etki değerlendirmelerinin yapılmadan sürdürüldüğü sonucunda bölgede yaşayan tüm canlılara ve bölge halkına zarar verdiği belirtiliyor. Ayrıca doğanın ve canlıların alacağı zararla da arıcılığın son bulacağı, toprağın verimsizleşeceği, suyun dengesinin bozularak suda yaşayan canlıların neslinin tükeneceğine dikkat çekiliyor.
Bölge halkı ve ekoloji örgütleri projenin ulaşıma çözüm değil, kâr odaklı bir sermaye hamlesi olduğunu vurgularken; Munzur Çevre Derneği (MÇD) sanal medya üzerinden yayınladığı açıklamayla duruma dikkat çekti.
ULAŞIM İHTİYACI DEĞİL, SERMAYE ODAKLI TALAN SÖZ KONUSU
Munzur Çevre Derneği tarafından yapılan açıklamada, yol genişletme çalışmasının görünürde “ulaşımın rahatlaması ve kazaların önlenmesi” gibi halkçı gerekçelerle sunulduğu, ancak asıl amacın şirketlerin çıkarları olduğu belirtildi.
Dersim’de iş birlikçi bürokratik kapitalistlerin maden ve turizm adı altında sömürüyü yoğunlaştırdığına dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yıllardır genişletilmesi için hiçbir adım atılmayan bu yolun, tam da şirketlerin maden talanının yoğunlaştığı bir dönemde gündeme getirilmesi tesadüf değildir. Bu hamle, Dersim halkının değil, şirketlerin ağır tonajlı araçlarının ulaşım hatlarını rahatlatma hamlesidir. Yol genişletildikçe vadiye ağır sanayi araçları girecek, kaçak yapılaşma meşrulaşacak, maden ve HES şirketleri için lojistik hatlar kolaylaşacaktır. Dolayısıyla bu proje, sermayenin vadinin kalbine sızmasını sağlayacak bir koridor inşasıdır.”
“HALKI PARAVAN YAPAN APOLİTİK SÖYLEMLERE İZİN VERMEYECEĞİZ”
Açıklamada, projenin yarattığı doğa katliamını ve sınıfsal karakterini gizlemek amacıyla üretilen egemen söylemlere de tepki gösterildi. “Yol genişlemesin mi, Dersim halkı rahatlamasın mı?” şeklindeki yaklaşımların ekonomik ve siyasi gerçekliği çarpıttığı ifade edilerek şöyle denildi: “Suyu bulanıklaştıran ve meseleyi apolitikleştiren bu sesleri duyuyoruz. Halkı bir paravan olarak kullanarak egemen sınıfın ve iş birlikçi bürokratik kapitalistlerin çıkarını savunan bu anlayışları, sınıfsal çelişkileri açığa çıkararak, politik tartışmaları büyüterek ve kitle faaliyetlerimizi örgütleyerek susturacağız. Yol çalışması ancak doğaya zarar verilmeden, halkın ve ekosistemin çıkarları gözetilerek yapılırsa gerçek bir ihtiyacı karşılar. Bugün ise karşımızda duran şey, doğaya ve canlı yaşamına yönelik açık bir saldırı aparatıdır.”
(DERSİM)








