Erzincan İliç’te SSR Mining ve Çalık Holding ortaklığındaki Anagold’a ait Çöpler Altın Madeninde 13 Ocak 2024 tarihinde 9 işçinin göçük altında kalarak yaşamını yitirmesine ilişkin davanın 8. duruşması Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.
Mahkeme heyeti, 2’si tutuklu 43 sanığın yargılandığı davada, tutuklu Ian Ronald Guille ile Ali Rıza Kalender’in tahliyesine karar verdi, yeni bilirkişi heyeti oluşturulmasına hükmetti. Duruşma 20 Ekim’e bırakıldı. Tahliye kararıyla birlikte davada tutuklu sanık kalmadığı kaydedildi.
YENİ BİLİRKİŞİ HEYETİ OLUŞTURULACAK
Davanın tartışmalı başlıklarından biri olan bilirkişi raporları da duruşmada karara bağlandı. Daha önce hazırlanan bilirkişi raporunda imzası bulunan Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’nin maden şirketiyle ticari ilişkisinin bulunduğunun belgelenmesi üzerine, raporun şirket lehine ve taraflı hazırlandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunulması talep edilmişti. Ancak mahkeme heyeti bu talebi reddetmiş, 14 Nisan tarihli ara karar doğrultusunda, alanında uzman ve gerekli akademik yeterliliğe sahip kişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirilmesi istenmişti. Görülen duruşmada heyet yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını da kararlaştırdı.
ADLİYE ÖNÜNDE ÜMİT ALTAŞ’TAN AÇIKLAMA
Katliamda toprak altında kalarak yaşamını yitiren işçilerden Uğur Yıldız’ın ailesinin avukatlığını üstlenen ve ilk günden beri hukuki mücadeleyi yürüten Avukat Ümit Altaş, duruşma sonrası adliye önünde açıklama yaptı.
Altaş, ailenin duruşma sırasında yaşadıklarına dikkat çekerek, “Uğur Yıldız’ın babası duruşma salonunda beklerken bayıldı, şu an hastanedeler. Türkiye’nin yakın dönemde gördüğü en büyük çevre katliamında 9 canımızı kaybettik. Bu dava, Yıldız ailesinin büyük mücadelesi sonucu buraya kadar geldi, ancak bugün verilen kararla davada artık tutuklu kimse kalmadı” dedi.
“PATRONLAR VE MÜDÜRLER YARGI ÖNÜNE GETİRİLEMEDİ”
Türkiye’de sadece düşüncesini ifade eden insanlar yıllarca tutuklu kalırken, 9 insanın yaşamını yitirmesine sebebiyet veren büyük bir katliam davasında tek bir tutuklunun dahi bırakılmamasına tepki gösteren Altaş, şunları söyledi: “Amacımız sadece tutukluluk değil. Bu ülkeyi emeğiyle bizler kurduk, Anagold firması değil. Ancak biz bu mahkeme önüne Anagold yetkililerini getiremedik. Kenan Özdemir’in avukatı dahi, şirketin uydurma görev tanımlarıyla adil yargılamayı etkilemeye çalıştığını ve yalan beyan verdiğini belgeleriyle ispat etti ama yine bir sonuç alamadık. Türkiye Müdürü Cengiz Yalçın Demirci, Amerika’da ikamet etmesine rağmen bir gün olsun mahkeme huzuruna çıkarılamadı. Devletimiz bir kişiyi mahkeme önüne getiremeyecek kadar aciz değildir.”
Akademisyenlerin hazırladığı bilirkişi raporlarının taraflılığına da değinen Altaş, “Bizzat şirkete hizmet veren akademisyenler raporun altına imza atarak mahkemeyi yanılttı. Adil yargılamayı etkileyen bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ettik ancak bu konuda da bir adım atılmadı” ifadelerini kullandı.
“BU MEMLEKET ANAGOLD’UN DEĞİL, BİZİM”
Altaş açıklamasının sonunda halka çağrıda bulunarak 20 Ekim’e ertelenen duruşmaya destek olunması için çağrı yaparak, “Bu memleket Anagold’un değil, bizim memleketimiz. 20 Ekim’deki duruşmada bütün Türkiye halklarını yanımızda görmek istiyoruz. Çocuklarının yasını bile tutamayıp mahkeme koridorlarında adalet arayan bu ailenin feryadına ortak olun.” dedi.
(HABER MERKEZİ)







