Partizan “Tasfiyeciliğe Karşı Devrimci Çözüm” panellerine çağrıyor
Partizan Avusturya, İsviçre, Fransa ve İngiltere’de “Tasfiyeciliğe Karşı Devrimci Çözüm” başlığıyla paneller düzenleyecek. Panellere ilişkin açıklama yapan Partizan, Orta Doğu’daki gelişmelerin ve Kürt ulusal sorununun devrimci perspektiften tartışılacağını belirtti.
“Tasfiyeciliğe Karşı Devrimci Çözüm” şiarıyla Avusturya, İsviçre, Fransa ve İngiltere’de gerçekleştirilecek paneller için çağrı yayımlandı. Açıklamada, emperyalist güçler arasındaki mücadelenin, bölgesel savaşların ve Kürt ulusal sorunundaki gelişmelerin ele alınacağı panellere tüm duyarlı kesimler davet edildi.
Emperyalist güçler arasında tırmanan mücadelenin çatışmaları, savaşları ve bölgesel gerginlikleri yoğunlaştırdığı belirtilen açıklamada, ABD emperyalizminin dünya sisteminin krizinin faturasını ödememek için askerî saldırganlığını artırdığı vurgulandı. ABD’nin yeni ekonomik ve siyasî ilişkiler kurarken rakip emperyalist güçlerin hareket alanını sınırlamayı hedeflediği ifade edildi.
KÜRT ULUSAL SORUNU TARTIŞILACAK
Kürt hareketine “entegrasyon” adı altında silahsız mücadelenin dayatıldığı belirtilen açıklamada, Türkiye’de Abdullah Öcalan merkezli sürdürülen “barış” tartışmaları ile Suriye ve Irak’taki entegrasyon süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklama, “Tüm bunları devrimci perspektiften tartışmak ve masaya yatırmak amacıyla gerçekleştireceğimiz panellere tüm duyarlı kesimleri davet ediyoruz” çağrısıyla son buldu.
Açıklamanın tamamı şöyle:
Emperyalist güçler arası tırmanan mücadele çatışma, savaş ve bölgesel gerginlikleri yoğunlaştırıyor. ABD emperyalizmi, dünya sisteminin kriz faturasını ödememek için askerî saldırganlığını artırıyor. “Eski kurallar çöktü, yeni kurallar oluşuyor” mottosuyla “yeni dengeler ve ilişkiler” kurmayı hedefleyen ABD, dünyayı saracak ekonomik-politik ilişkiler ağı inşa ederken rakip emperyalist güçleri sınırlama ve savaşı hızlandıracak saldırılar peşinde koşuyor. Bu eksende Orta Doğu’da hegemonyasını pekiştirecek siyasî güç ilişkileri ve askerî paktlar oluşturan ABD, Çin ve Rus emperyalizminin alanını daraltırken İran merkezli “düşman” kampı kuşatıyor. Orta Doğu’da Filistin sorununu İsrail’in bölgesel gücünü tahkim ederek ortadan kaldırmaya, Kürt ulusal sorununu ise bağımlılık ilişkisini yeni bir biçime büründürerek ezen uluslar lehine kurmaya çalışıyor. Bölgesel direnişçi dinamikleri yok etmeyi veya teslime zorlamayı amaçlayan ABD, Filistin davasını içeriksizleştirmek için İsrail’in soykırım sopasını ve TC-Katar-Mısır-Suudi Arabistan’ın havucunu devreye sokuyor.
Aynı şekilde Kürt hareketine de TC liderliğinde “entegrasyon” adı altında silahsız mücadele dayatılıyor, aksi durumda yok edilme tehdidi savruluyor. TC bir yandan içeride “Terörsüz Türkiye” adı altında Abdullah Öcalan’ı merkeze alarak bir “barış” tartışması sürdürüyor, diğer yandan Suriye ve Irak’ta Kürt hareketi ile rejimler arasındaki entegrasyona yön veriyor. Bölgenin dizayn edilmesinde aktif bir dinamik olan Kürt meselesinde asıl hedef, hareketi silahsızlandırarak sistemlere yedeklemek ve anayasalcı hatta demirlemektir. Mücadelenin silahsız ve ordusuz sürdürülmesini sağlamak ABD ve TC için belirleyici önemdedir.
Bu tablo hem bölgeyi hem de ülkedeki siyasî durumu etkileyecektir. Halkın mücadelesine yansıması, Kürt ulusunun geleceği ve devrimci düşüncelerin ideolojik-politik kuşatma altına alınması önem kazanmaktadır.
Tüm bunları devrimci perspektiften tartışmak ve masaya yatırmak amacıyla gerçekleştireceğimiz panellere tüm duyarlı kesimleri davet ediyoruz.
(AVRUPA)






