Sekiz akademisyen örgütü, meslek kuruluşu ve sendika vakıf üniversitelerinde yaşanan işten çıkarmalara ilişkin ortak açıklama yayınladı.
Aktarılan bilgilere göre 2025-2026 akademik yılının sona ermesiyle, İstanbul’daki vakıf üniversitelerinde 150’den fazla akademisyenin sözleşmesi yenilenmedi. Basına yansıyan verilerden derlenen rapora göre ise, 1 Ocak 2024 ile 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında en az 446 akademisyenin iş akdine son verildi. Kurumlar, gerçek sayıların bu verilerin çok daha üzerinde olduğunu vurgulayarak, işten çıkarmaların münferit değil, sistematik bir saldırı haline geldiğini söyledi.
“AYNI OYUN HER YIL SERGİLENİYOR”
Üniversite yönetimlerinin “norm kadro fazlası”, “ekonomik daralma” ve “sözleşme süresinin dolması” gibi gerekçeler öne sürdüğünü belirten örgütler, akademik kadroların daimi, iş sözleşmelerinin ise belirsiz süreli olduğunu söyledi. Açıklamada, mahkemeler tarafından verilen işe iade kararlarının bazı üniversite yönetimlerince uygulanmadığı da vurgulandı.
“ÜNİVERSİTE TİCARETHANE, AKADEMİSYEN GİDER KALEMİ”
İşten çıkarmaların üniversitelerin kâr odaklı yönetilmesinin sonucu olduğu savunulan açıklamada, program ve bölümlerin gelir getiren birimler olarak değerlendirildiği, hedeflenen gelirin sağlanamadığı durumlarda bölümlerin kapatıldığı belirtildi. Son dönemdeki işten çıkarmaların sendikal örgütlenme ve hak arama özgürlüğü üzerinde baskı oluşturduğu da ifade edildi.
kurumlar, yaşananların yalnızca akademisyenlerin çalışma hakkını değil, öğrencilerin nitelikli eğitim hakkını ve bilimsel faaliyetlerin geleceğini de etkilediğini vurguladı.
Kurumların yaptığı açıklamada bu uygulamaların son bulması istenerek temel talepler şu şekilde sıralandı:
- Keyfi ve hukuksuz fesihlerin durdurulması, işten çıkarılan akademisyenlerin görevlerine iade edilmesi.
- Mahkemelerin işe iade kararlarının gecikmeden uygulanması; kararları uygulamayan üniversite yönetimlerine yaptırım uygulanması.
- Yükseköğretim Kurulu’nun vakıf üniversiteleri üzerindeki denetim görevini yerine getirmesi.
- Akademisyenlerin iş güvencesinin ve sendikal örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alınması.
(HABER MERKEZİ)







