24 Nisan, Cuma
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Devrimin Dinamiği Kitlelerdir

Devrimin Dinamiği Kitlelerdir

24 Nisan 2026
içinde Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram

Geçtiğimiz sayılarda kitle çizgimiz ve özel olarak da Maoist kitle çizgisi konusunda belirlemelerimiz, tartışmalarımız oldu. Sorunu farklı boyutlarda ele almamızın nedeni daha önce de ifade ettiğimiz gibi, “devrimimizin temel sorunu” olmasıdır. “Kitle çizgisi dendiğinde ne anlamamız gerekir”, “kitlelerin devrimimizdeki rolü ve buna bağlı olarak da kitlelerle ilişkilenmekten” ne düşünmemiz gerekir sorularını sormak gerekir. Bu sorulara, ancak doğru bir anlayışla yanıt verdiğimizde doğru adımlar atar, örgütlülüğü büyütür ve ileri doğru adımlar atmış oluruz.

“Kitlelerle sağlıklı bir ilişki kurabilmek için onların ihtiyaç ve isteklerine uyum sağlamamız gerekir. … Burada iki temel ilke esastır: İlki, hayal gücümüzden doğan varsayımsal ihtiyaçlara değil, kitlelerin gerçek ihtiyaçlarına dayanmak; ikincisi ise, kararları kitleler adına bizim değil, doğrudan onların vermesini sağlamaktır.” (Kızıl Kitap syf:94)

“… onların ihtiyaç ve isteklerine uyum” sağlamak için, onların içinde olmayı başarmamız gerekir. İçinde olmaktan kastımız tek başına rutine bindirilmiş çalışmaları sürdürmek değildir. Kaldı ki bu faaliyetlerin nasıl ele alındığı, ne hedeflendiği ve ne hedeflenmesi gerektiği konusunda da sorunlu yaklaşımlarımız var. Kitleleri örgütleme hedefiyle mi bu faaliyetleri örgütlüyor ve sürdürüyoruz yoksa sınırlanmış görevleri mi yerine getiriyoruz. Bu noktada en belirgin tartışmamız yayın dağıtımı üzerine yürütülen tartışmalardır ve bu faaliyeti neden yürüttüğümüz ve neden yürütmemiz gerektiği konusunda berrak bir yaklaşımın olmadığı görülmektedir. Bu yaklaşımın sağlıklı biçimde olmamasından kaynaklıdır ki kimi zaman yayın dağıtım faaliyetinin gereksiz olduğunu, “halkın sanal medyayı takip ettiği” gibi gerekçeler öne sürülebilmektedir. Sanal medyanın “kitle çizgimizdeki yeri” konusuna geçen sayımızda yaptığımız değinilerden sonra birebir ajitasyonun ve propagandanın önemi üzerinde daha güçlü durmaya başladık. Konunun bu eksende değerlendirilmesine duyulan ihtiyaç bundan da anlaşılmaktadır.

Çok açıktır ki sorunun özü kitlelerle birebir temastır. Bunun önemini ve bunu sağlamanın yolunun ne olduğunu tartışmalı, pratik işinde önümüze çıkan sorunları doğru kitle çizgisi bilinciyle ele almalıyız. Yayın, kitlelerle birebir temas sağlayacağımız araçlardan biri ve halihazıra en önemlisidir. Bu araç hakkıyla kullanıldığında alınacak sonuçlar genel çizgimizin de bir tür sınanmasıdır. Genel çizgimizi nasıl kavradığımızı ancak onu kitlelere taşıdığımızda görebiliriz. Elbette genel siyasî çizginin doğruluğu ve netliği tek başına yayın dağıtımı ile ilgili değildir. Ne var ki kavrayışımızın düzeyi ve kitlelerle birleşme yeteneğimiz açısından yayınlar önemli araçlardır.

KİTLE MÜCADELESİNDE POLİTİKLEŞMEK İÇİN PRATİĞE YÖNELELİM!

Halkımız AKP ve ortağı MHP iktidarının zulmü ve baskısı altında, ciddi bir yoksulluk içinde yaşamaktadır. Ekonomik kriz halkın temel birçok sorununun kaynağı durumunda. Geleceksizlik tüm toplumsal kesimler açısından ciddi bir sorundur ve halk, onu çeşitli arayışlara sürükleyen, içinde nefes dahi alamadığı zorlu bir yaşama mahkûm durumda.

Bu tablo bugün milyonların yaşadığı en temel sorunun ne olduğunu gösterir. Güçlü ilişkiler kuramadığımızda, yanıtlarımızın, doğru olsa bile genel kalacağı açıktır. Bu gerçek, toplumun tüm kesimleri için böyledir. Halkın yaşadığı sorunların, örgütlenmenin önündeki engellerin neler olduğunu tespit etmek için ve somut çözüm önerileri geliştirebilmek için kitlelerle bağlarımızın sıkı olması bir gereklilik de değil, bir zorunluluktur.

Devrim, kitlelerin kurtuluşu için yegâne yoldur. Devrim ise kitlelerin istemesi ile mümkündür. Bugün kitlelere ya da ezilen, baskı altında tutulan kesimlere devrim propagandasını hangi argümanlarla yapmak gerekir? Kurtuluşlarının devrimle mümkün olduğuna onları nasıl ikna etmek gerekir? 

Gençliğin geleceksizliğini nasıl somutlaştırabiliriz? Kadınlara işlenen kadın cinayetlerinin sorumlusunun devlet olduğunu nasıl anlatmak gerekir? Bu gibi bir dizi soru sormak mümkün. İşte bu soruların yanıtları kitlelerde. Çünkü her kesimin yaşadığı sorunlar özgündür. Hatta farklı iş kollarındaki işçilerin sorunları bile farklılıklar taşımaktadır. Kimi sorunların ortaklığı bu özgünlükleri ortadan kaldırmadığı gibi biz de ortak sorunları gösterip her kesime aynı argüman ve araçlarla gitmemiz gerektiğini ihmal etmemeliyiz. 

Yürüttüğümüz A/P faaliyeti, kitleleri örgütlemeye hizmet ettiği oranda mücadelemizde oynaması gereken rolü oynamış olur. Bunu başarmanın yolu yine kitlelerle kurduğumuz ilişkiye bağlıdır. Genel söylemleri kapsayan bir faaliyetin ötesine geçmek, somut durumu kavramak ve ona göre A/P faaliyetimizi örgütlemek… 1 Mayıs çalışmalarımızı ve akabinde gelişecek olan tüm politik gündemleri bu yaklaşımla ele almalıyız. 1 Mayıs’ı işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek için, sınıfın bugünü sahiplenmesini sağlamamız gerekir. Bunu nasıl sağlayacağız sorusunun yanıtı ise işçi sınıfıyla kurulu ilişkimizdedir. Mevcut durumumuzda oldukça sınırlı olan bu ilişkilerin yüzeyselliğini de düşündüğümüzde bu sorulara yanıt oluşturmanın oldukça zor olduğunu biliyoruz. Örneğin işçi sınıfı kendisine dayatılan sefalet ücrete boyun eğer durumdadır. Bu ve benzer saldırılara karşı direnç oluşturmaya çalışsa da bu direncin sonunda işsizlikle karşı karşıya kalacağını bildiği için ya geri adım atmakta ya da yükselen sese sahip çıkmamaktadır. Bu gerçekliği nasıl tersine çevireceğiz? 

Kendimizi ezilen halkı kurtuluşa götürecek öncüler, önderler olarak görüyoruz. Bu iddiayı taşımak kuşkusuz önemlidir ve gereklidir; ancak bu iddianın gerçekleşebilmesi için görevlere dört elle sarılmak olmazsa olmazdır. Bu iddiayı kitlelerden kopuk taşıdığımıza, kendimize olması gereken kadar değil daha ötesinde misyonlar biçmeyi getirir. Kitlelere yabancılaşmış bir örgüt, kitlelerden kopuk öncüler kendimizi adadığımızı ifade ettiğimiz davaya yabancılaşmayı, ondan uzaklaşmayı getirir. Kitleler bizi kabul ettiği oranda onların öncüsü olmayı başarabileceğimizi kavramadığımızda onlara rağmen var olmayı kabullenmişiz demektir. Bu dar bir alanda, daralan ilişkiler ağı içinde, rutine bindirilmiş faaliyetlerle kendimizi var etme mücadelesi yürütmeyi kaçınılmaz olarak getirir. Başarı kitlelere rağmen değil ancak onlarla mümkündür, başarısızlığı tartıştığımız yerde de onlardan kopuk olduğumuzu kabul etmişiz demektir. 

Geride bıraktığımız dönem bize, halk kitlelerinin, birikmiş öfkesini akıtacak bir kanal aradığını göstermektedir. 19 Mart sürecinde gençliğin sokağa yansıyan öfkesi, 8 Mart’ta kadınların alanları dolduran çığlığı, emeklilerin yoksulluğa, halkın açlığa isyanını görüyoruz her gün. Dağınık, kendiliğinden, parçalı durumda olsa da halk sistemden umudunu kesmiş durumda. Henüz halkın, milyonlarca ses olup meydanlara çıkmaması bu gerçeği değiştirmez. Korkuyla terbiye edilmeye çalışılan yoksulların artık kaybedecek bir şeyi kalmamıştır. Bu kitlelere gitmek, onlarla buluşmak, onları örgütlemek için bizim tek gerçek zeminimizdir. Sorun bu zemini nasıl kullanacağımızdadır.

Konuya dair çokça tartışma yürütmek mümkün ve zaten yürütüyoruz da. Sorunlarımızı çözmeye dönük somut adımlar atmadığımız sürece aynı zeminde benzer tartışmalar yürütmek de kaçınılmaz olmakta. Bir aşamadan sonra kendini tekrar eden bu ve benzeri tartışmaları doğru anlamadığımızda, tartışmaların yönünü saptırmak da kaçınılmaz olarak yaşanıyor. Konu bağlamında en çok tartışılan nokta ise “kitle kuyrukçuluğu” olmakta. Mao “devrim kitlelerin eseridir” dediğinde “kitle kuyrukçuluğu” anlayışında değildi. “Onların istek ve ihtiyaçlarına uyum sağlamalıyız” derken de bize kitlelerin arkasından sürüklenmeyi emretmiyordu. Kitleleri örgütlemenin yol ve yöntemlerini komünistlerin nasıl ele alması gerektiğini öğretiyordu. Ancak bu anlaşılmadığında “kitle kuyrukçusu” olma tartışmaları gündeme gelmektedir. Ya da kitle çizgimizin ne olması gerektiği kavranmadığında, kitlelere dair yaptığımız her tartışma bizi yanlış sonuçlara götürecektir. 

Tags: demokratik halk devrimidevrimKavga-OkuluYeni Demokrasi
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Yoğun bakımdaki tutsak Gürkan Türkoğlu için kan bağışı çağrısı yapıldı

Sonraki Yazı

Mersin liman işçileri: “Sendikalı olarak işimize dönmek istiyoruz”

İlgili Haberler

KOLEKTİF DOĞRULTU

Orta Doğu’da Emperyalizmin Tahakkümü Derinleşiyor

23 Nisan 2026
POLİTİK - GÜNDEM

1 Mayıs’ta Öfkemizi Emperyalizme ve Faşizme Yöneltelim!

23 Nisan 2026
Yazılar

2026 1 Mayıs’ına Giderken, Taksim İradesini Güçlendirelim!

20 Nisan 2026
Kadın

Adli değil politik: Gülistan Doku cinayetinde üstü örtülen savaş politikaları

19 Nisan 2026
Yazılar

Kitlelerle Sanal Değil Somut ve Politik İlişkilenelim!

3 Nisan 2026
KOLEKTİF DOĞRULTU

Geleceği Kurmak için Çoğunluğu Kazanmak

2 Nisan 2026
Sonraki Yazı

Mersin liman işçileri: "Sendikalı olarak işimize dönmek istiyoruz"

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

yd-logo-01 kopyası 2

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com