1 Haziran, Pazartesi
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler
Yeni Demokrasi Gazetesi
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle

Anasayfa » Nadir Toprak Elementlerinin Emperyalist Rekabette Belirleyici Rolü

Nadir Toprak Elementlerinin Emperyalist Rekabette Belirleyici Rolü

1 Haziran 2026
içinde Yazılar
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsappTelegram

Emperyalistler arasındaki rekabetin en keskin ve yoğun tezahürü, ABD ile Çin arasında somutlaşan dalaş, hız kesmeden devam etmektedir. 

ABD emperyalizmi, Trump’ın başkanlığıyla birlikte jeopolitik nüfuz alanlarını genişletme ve küresel hegemonyasını tahkim etme stratejisini daha da belirginleştirmiştir. Güney Amerika’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş bir hatta askerî müdahalelerle saldırganlığını artırırken, eş zamanlı olarak gümrük tarifeleri ve ekonomik yaptırımlar gibi araçlarla emperyalist baskı mekanizmalarını derinleştirmiştir.

Bu açık saldırganlığa karşı Çin ise daha temkinli bir strateji izlemektedir. Son on yıllık süreçte geliştirdiği teknolojik kapasiteyi yüksek katma değerli üretimle birleştirerek ekonomik büyümesine niteliksel bir ivme sağlamıştır. Bunun yanı sıra Afrika ve Güney Amerika’da liman yatırımları, altyapı projeleri ve kredi yoluyla borçlandırma siyasetiyle nüfuzunu genişletmiş; böylece yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik etki alanları da inşa etmeyi başarmıştır.

Çin’in ABD Hazine tahvili alımlarını azaltarak altın rezervlerine yönelmesi, emperyalist sistem içinde bağımsız bir güç odağı olma arzusunun somut göstergelerinden biridir. Uluslararası ticaretin uzun süre dolar hegemonyası altında şekillenmesi, ABD’ye kriz dönemlerinde daha esnek manevra alanı sağlarken aynı zamanda emperyalist sömürü ilişkilerini daha istikrarlı bir yapıya kavuşturmuştur. Çin ise özellikle yarı sömürge ülkelerle geliştirdiği ilişkiler üzerinden, ticaret ve yatırım süreçlerinde yuan kullanımını kısmen artırarak doların mutlak hâkimiyetini sınırlandıran adımlar atmıştır. Bununla birlikte altın rezervlerini artırarak küresel parasal sistemde doların konumunu aşındırmaya dönük uzun vadeli bir strateji izlemektedir. 

ABD ve Çin arasındaki bu karşılıklı hamleler halihazırda, ağırlıklı olarak ekonomik alanda yoğunlaşsa da dolaylı biçimde askerî düzlemde de etkisini göstermektedir. ABD’nin İran’a yönelik saldırgan politikaları sonrası Çin, açık ve örtük biçimlerde İran ile ilişkilerini sürdürmektedir. İran’ın balistik füze programı için kritik öneme sahip sodyum perklorat ve amonyum perklorat gibi yakıt bileşenlerinin tedariki; SWIFT sisteminden dışlanmayı aşmak için Çin’in CIPS (Cross-Border Interbank Payment System) altyapısının kullanımı; uydu görüntüleme şirketleri aracılığıyla coğrafi istihbarat sağlanması ve drone üretiminde kullanılan çip, motor ve sensör teknolojilerinin dolaylı transferi, Çin’in bu rekabette dolaylı fakat etkin bir aktör olarak konumlandığını göstermektedir.

Emperyalist rekabetin en somut göstergelerinden biri ekonomik büyüme ve kâr oranlarıdır. Bu bağlamda Çin, ekonomik büyümesini sürdürürken aynı zamanda savunma harcamalarını da artırmaktadır. Resmî verilere göre 2020 yılında 1.27 trilyon yuan olan savunma bütçesi, 2025 yılı itibarıyla 1.784 trilyon yuana yükselmiştir. ABD’nin Tayvan gerilimini sürekli canlı tutması ve Asya-Pasifik bölgesinde çevreleme stratejisini derinleştirmesi, bölgesel gerilimi artırsa da henüz doğrudan bir sıcak çatışma ortamı oluşmadığı için Çin, askerî ve ekonomik gelişimini büyük ölçüde denge politikası üzerinden sürdürmektedir. Bu durum, kaynakların tamamen askeri harcamalara yönlendirilmesini engelleyerek ekonomik büyümenin sürekliliğini mümkün kılmaktadır. Ancak buna rağmen savunma harcamalarında istikrarlı ve kontrollü bir artış eğilimi gözlemlenmektedir. Rekabetin ve hegemonya mücadelesinin giderek yoğunlaştığı, nüfuz alanlarının her birinin stratejik önem kazandığı bu tarihsel süreçte, teknolojik gelişim belirleyici bir kaldıraç işlevi görmektedir. Bu çerçevede Çin’in 2021 yılında 10.9 milyon ton olan rafine bakır üretimi, 2025 yılı itibarıyla 14.7 milyon ton seviyesine yükselmiştir. Buna karşılık demir cevheri ithalatındaki artış, çelik ihracatında da önemli bir ivme yaratmıştır.

2022 yılında 67 milyon ton olan çelik ihracatı, 2024 yılında 111 milyon tona ulaşmıştır. Bakır ve çeliğin stratejik üretim süreçlerindeki merkezî rolü dikkate alındığında, bu artışlar tesadüfi değil, doğrudan sanayi dönüşümünün bir sonucudur. Yüksek teknoloji, elektrikli araçlar, batarya sistemleri, enerji altyapısı, yarı iletkenler ve endüstriyel üretim süreçlerinde bakır ve çelik, üretim zincirinin temel belirleyicileri haline gelmiştir. Bu nedenle bu metaller üzerindeki kontrol, yalnızca ekonomik bir avantaj değil, aynı zamanda teknolojik ve jeopolitik üstünlük anlamına gelmektedir. Sanayi üretimindeki artış ile bakır ve çelik üretimindeki yükseliş arasındaki paralellik de bu yapısal dönüşümü doğrulamaktadır. 2022 yılında yüzde 3.6 seviyesinde olan sanayi üretim büyümesi, 2025 yılı başlarında yüzde 6.1-6.4 bandına ulaşan bir artış dinamiğine işaret etmektedir.

21. yüzyılın “yeni petrolü” olarak tanımlanan nadir toprak elementleri alanında ise Çin küresel liderliğini sürdürmektedir. Savunma sanayiinden yapay zekâ üretimine, elektrikli araçlardan uydu ve GPS sistemlerine kadar geniş bir yelpazede bu elementler vazgeçilmez hale gelmiştir. Çin, bu elementleri yalnızca üretim süreçlerinde kullanmakla kalmayıp aynı zamanda ihracat ve rezerv politikalarıyla küresel fiyat mekanizmaları üzerinde belirleyici bir güç haline gelmiştir. Böylece dünya pazarındaki birçok stratejik metanın fiyat oluşumunda dolaylı fakat etkili bir kontrol mekanizması kurmuştur.

Petrolün klasik kapitalist üretim rejimindeki rolü nasıl enerji ve hammadde girdisi açısından merkeziyse, nadir toprak elementleri de 21. yüzyıl kapitalizminin teknolojik altyapısında benzer bir konuma yükselmektedir. Bu elementler radar sistemlerinden füze yönlendirme teknolojilerine, uydu sistemlerinden elektronik harp kapasitesine kadar modern askeri teknolojinin neredeyse tüm bileşenlerinde kullanılmaktadır.

Çin’in güçlü sanayi altyapısı sayesinde bu elementlerin çıkarılması ve işlenmesi entegre bir üretim süreci içinde gerçekleşmektedir. Kapitalist üretim açısından temel mesele yalnızca kaynakların varlığı değil, aynı zamanda bu kaynakların rafine edilme kapasitesidir. Çin, düşük maliyetli emek gücü ve gelişmiş sanayi altyapısı sayesinde bu süreci yüksek verimlilikle yönetmektedir.

Çin’in nadir toprak elementleri madenciliğindeki üretimi 2010 yılında yaklaşık 95 bin ton seviyesindeyken, 2025 yılı itibarıyla 260 bin ton düzeyine yükselmiştir. Ancak bu süreçte belirleyici olan unsur, ham madde çıkarımından ziyade ayrıştırma ve rafinasyon kapasitesidir. Çin, nadir toprak elementlerini yalnızca çıkarmakla kalmayıp, onları yüksek verimlilikle işleyerek küresel değer zincirinin en kritik halkasını kontrol etmektedir. Bu bağlamda özellikle NdFeB mıknatıs üretimi (Neodymium-Iron-Boron magnets) alanında ciddi bir sıçrama yaşanmıştır. 2010 yılında yaklaşık 80 bin ton seviyesinde olan üretim, 2024 yılı itibarıyla 300 bin tonun üzerine çıkarak çok katmanlı bir sanayi genişlemesine işaret etmektedir. Bu artış, yalnızca niceliksel bir büyüme değil, aynı zamanda Çin’in yüksek teknoloji üretim zincirinde yapısal bir yoğunlaşmayı da ifade etmektedir. NdFeB mıknatısların en yoğun kullanıldığı alanların başında elektrikli araç (EV) teknolojileri gelmektedir. Bu mıknatıslar, elektrik motorlarında yüksek verimlilik ve enerji yoğunluğu sağladığı için modern EV üretiminin temel bileşenlerinden biridir. Bu doğrultuda Çin’de elektrikli araç üretimi de paralel bir sıçrama göstermiştir: 2020 yılında yaklaşık 1.3 milyon adet seviyesinde olan EV üretimi ve satışı, 2025 yılı itibarıyla 16 milyon adede yaklaşarak küresel otomotiv dönüşümünün merkezine yerleşmiştir.

Sonuç olarak Çin, küresel nadir toprak elementleri üretiminde madencilikte yüzde 60–70, rafine işlemede yüzde 85-92 ve manyetik üretimde yüzde 90’ın üzerinde bir paya sahiptir. Bu durum, Çin’i yalnızca bir üretici değil, aynı zamanda küresel teknolojik üretim zincirinin yapısal merkezlerinden biri haline getirmektedir. Emperyalist rekabet bölgesel savaşlar, ticari saldırganlıkla hızlanmaktadır. Rekabetin tüm alanlarında sürdürülebilme azmi ve niteliğini ise, emperyalist-kapitalist sistemin hammadde ve enerji sahaları üzerindeki hegemonyası ile doğru orantılıdır. Nitekim stratejik tüm üretim mekanizmalarında petrolün yanına nadir toprak elementleri de tedricen yerini almaktadır.

Tags: abdABD-Çinçinnadir elementnadir toprak elementleri
ShareTweetSendShareScanSend
Önceki Yazı

Metin Lokumcu katledilişinin 15. yılında Hopa’da anıldı

Sonraki Yazı

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MEB’e yürüyor

İlgili Haberler

Yazılar

Bayrak Şovenizmiyle Gerici Kliklerin Kuşatması

31 Mayıs 2026
POLİTİK - GÜNDEM

Emperyalizmin “İstikrarı” Savaşı Kışkırtmak, Rekabeti Tırmandırmaktır!

31 Mayıs 2026
Yazılar

Zorlukları Yeneceğiz

29 Mayıs 2026
Yazılar

Savaş ve Rant Düzeninden Kim Kazanıyor?

28 Mayıs 2026
Güncel

Interview avec la Jeunesse Communiste

27 Mayıs 2026
Röportaj

Fransa’dan Komünist Gençlik’le Röportaj

27 Mayıs 2026
Sonraki Yazı

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MEB'e yürüyor

Hakkımızda

Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.
Yeni Demokrasi; işçi sınıfı ve emekçilerin, ezilen ulus ve milliyetlerin, geleceksiz bırakılan gençliğin, devrimci tutsakların ve devrimci basının sesidir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

yd-logo-01 kopyası 2

2024 Yeni Demokrasi – Yeni Demokrasi’de yer alan yazı, fotoğraf ve haberler kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir.

İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz: yenidemokrasigazetesi@gmail.com

  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
  • Tüm Haberler
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kadın
  • Gençlik
  • Çevre
  • Kültür Sanat
  • Yazılar
    • ANALİZ
    • ANI – ANLATI
    • BİLİM
    • ÇEVİRİ
    • İZLENİM
    • KADIN
    • KOLEKTİF DOĞRULTU
    • MAKALE
    • MEŞA AZADÎ
    • POLİTİK – GÜNDEM
    • TARİHSEL BELLEK
  • Tüm Haberler

Copyleft 2020, dizayn yeni demokrasi
İletişim ve haber göndermek için e-posta adresimiz:yenidemokrasigazetesi@gmail.com